Unuttuğum şeyler var; Hatırlamak istiyorum. Hafızamı zorluyorum. Ikera... Luminus... Lumina...
Ya bir filmden ya kitaptan çıktı rotalarım, masalların efsanelerin peşinden koştum. Uzun uzun araştırdım; yazdım, çizdim, karaladım. Yola çıkana kadar gün saydım. Bazen bir kez gitmek yetmedi; ikinci kez gittim görmek için, üçüncü kez gittim öğrenmek için, dördüncü kez gittim bağ kurmak için… O bağlardan dünyanın en güzel şarapları doldu kadehime; notalarında arkadaşlık, kültür, coğrafya…
Köprüler kurdum bir şehirden diğer bir şehire. Gözümü Ihlara Vadisi’nde Kırkdamaltı Kilisesi’nde kapadım, Tiflis’in ahşap balkonlu eski tuğlalı evlerinin, labirent gibi dar sokaklarının arasında açtım. Beni peşinde sürükleyen hikayelerin içinde kayboldum. Çünkü insan, yol demeye değecek bir yolu ancak kaybolursa bulabilir.
