İTALYA HAKKINDA GENEL BİLGİLER
İtalya’nın (resmî adıyla İtalyan Cumhuriyeti), yüzölçümü 301.340 km2 ve nüfusu yaklaşık 60 milyondur. İtalya, Avrupa Birliği’nin en kalabalık üçüncü ülkesidir. Ülkenin kuzeyde Alpler bölgesinde Fransa, İsviçre, Avusturya ve Slovenya’yla kara sınırı vardır. Akdeniz’in en büyük iki adası Sicilya ve Sardinya da İtalyan topraklarıdır.
Bağımsız iki Avrupa ülkesi olan Vatikan ve San Marino da İtalya toprakları içine sıkışmış anklav (bir başka ülkeyle tümüyle kuşatılmış) ülkelerdir. İtalya’nın ayrıca biri İsviçre (Campione), diğeriyse Tunus (Lampedusa) tarafından kara ve deniz sınırlarıyla kuşatılmış iki eksklavı bulunur.
İtalya, ülkelerin kişi başına nominal gayrisafi yurt içi hasıla sıralamasında 20., insanî gelişme endeksi sıralamasında 20., yaşam kalitesi endeksinde 8. sırada yer alır.
İtalya tarih boyunca birçok icat ve keşfe kaynaklık etmiş; küresel bir sanat, müzik, edebiyat, felsefe, bilim, teknoloji ve moda merkezi olmuştur. Sinema, mutfak, spor, hukuk, bankacılık ve ticaret alanlarını derinden etkilemiştir. Kültürel zenginliğinin bir yansıması olarak 55 adet ile en çok Dünya Mirası’na sahip olan ülkedir. Ayrıca en çok ziyaret edilen ülkeler sıralamasında 5. sıradadır.
Başkenti ve en büyük şehri Roma, yüzyıllar boyunca Batı uygarlığının merkezi olmuş, mimaride barok üslûbunun doğuşuna tanıklık etmiş ve eskiden beri Katolik Kilisesi’nin merkezi olmuştur.
ETİMOLOJİ
İtalya adı önceleri yalnızca, bugünkü İtalya’nın güneyindeki bir bölgeyi anlatmak için kullanılıyordu. Zamanla İtalya adı çevre bölgeleri de kapsayacak biçimde geniş bir kullanım alanı edindi. Adın tüm yarımadayı anlatacak biçimde kullanılması ancak Romalıların bölgeyi ele geçirmesiyle oldu.
İTALYA KISA TARİHİ
Günümüz İtalya topraklarına yayılmış en önemlileri Hint-Avrupa kökenli ve ülkeye de ismini vermiş olan İtalikler olan antik toplulukların ardından, Klasik Antik Çağ’dan başlayarak Fenikeliler ve Kartacalılar, Sicilya ve Sardinya’da koloniler kurdular; Yunanlar ise Güney İtalya’da Magna Graecia adını verdikleri bölgede yerleşimler oluşturdular. Etrüskler ve Keltler de Orta ve Kuzey İtalya’yı yurt edindiler.
İtalik bir kavim olan Latinler, MÖ 8. yüzyılda ileride Roma Senatosu ve Halkı tarafından yönetilecek bir cumhuriyete dönüşecek Roma Krallığı’nı kurdular. Roma Cumhuriyeti kısa sürede İtalya Yarımadası’ndaki komşularını ele geçirdi, bunu Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya’daki fetihler izledi. MÖ 1. yüzyıla gelindiğinde Roma İmparatorluğu, Akdeniz Havzası’nın hakim gücü haline geldi ve bölgenin önde gelen kültürel, siyasi ve dini merkezi oldu. Böylece 200 yıldan uzun süre İtalya’da hukuk, teknoloji, ekonomi, sanat ve edebiyatın atılım gösterdiği Pax Romana dönemi başladı.
İtalya tarihi Antik Roma döneminde ilk altın çağını yaşadı. Yaklaşık 12 yüzyıl boyunca varlığını sürdürmüş olan Roma İmparatorluğu bir monarşiden oligarşi ve cumhuriyetin bileşimi bir demokrasiye ve daha sonra da otokratik bir imparatorluğa dönüşmüştür.
Fetih ve asimilasyon yollarıyla Batı Avrupa ve Akdeniz’i çevreleyen bölgede egemen olan Roma İmparatorluğu zaman içinde düşüşe geçti ve 395 yılında ise Batı Roma ve Doğu Roma olarak ikiye ayrıldı. İtalya Batı Roma İmparatorluğu’nun bir parçası haline geldi. Batı Roma İmparatorluğu, 5. yüzyılda bağımsız krallıklara bölündü. Batı imparatorluğunun 476 yılında sona ermesi Roma’nın yıkılışı ve Orta Çağ’ın başlangıç tarihi kabul edilir. Öte yandan İstanbul’dan yönetilen doğu imparatorluğu, 1453 yılına kadar varlığını sürdürdü.
İtalya’da Katolik kilisesi Bizans egemenliği döneminde ortaya çıktı. İtalya’daki otorite boşluğunu doldurarak sadece din açısından değil, zamanla siyasi açıdan da etkin bir kurum haline geldi.
Papa, 751 yılında güneye inen Lombardları, Franklardan yardım alarak yendi ve Orta İtalya’yı Papalık yönetimine bağladı. Böylece Roma kenti civarında bağımsız bir Papalık Devleti kurulmuş oldu.
774 yılında Franklar Lombardların İtalya’daki egemenliğine tamamen son vererek İtalya’yı kendilerine bağladılar. Frankların kralı Şarlman 800 yılında Papa’nın elinden taç giyerek kendini yeni Roma İmparatoru ilan etti. Şarlman’ın 814 yılındaki ölümüne kadar geçen süre boyunca günümüzdeki İtalya, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika ve İsviçre toprakları Karolenj İmparatorluğu‘nun bayrağı altında birleşmiş oldu.
843 yılında Karolenj İmparatorluğu üç parçaya ayırdı ve Kuzey İtalya bu üç krallık arasında Orta Frank Krallığı’nın elinde kaldı. Aynı yıllarda Güney İtalya da Müslüman Arapların istilalarına hedef oldu. 827 yılında Sicilya Arapların eline geçti ve Sicilya Emirliği kuruldu. Güney İtalya’da ise Bari Emirliği kuruldu.
Normanlar önce Güney İtalya’yı ve sonra 1091’de tümüyle Sicilya’yı Müslüman idarecilerden aldılar ve Sicilya’da Norman Sicilya Krallığı kurdular. Sicilya adası yeniden Hristiyanlar eline geçmiş oldu.
11. yüzyıla gelindiğinde Kuzey ve Orta İtalya’da birçok şehir devleti ve denizci cumhuriyet kurulmuştu. Bunlar Venedik Cumhuriyeti, Ceneviz Cumhuriyeti, Floransa Cumhuriyeti, Siena Cumhuriyeti. Ticaret ve bankacılık ile zenginlik kazanan bu devletler modern kapitalizmin erken örneklerini oluşturdular ve Avrupa-Asya ticaret merkezleri olarak işlev gördüler. Ayrıca merkezi bir yönetime bağlı olmamaları sebebiyle Avrupa’daki büyük feodal monarşilerden çok daha demokratik yönetimlere sahiplerdi. Güney İtalya ise Bizans, Arap, Norman, Anjou ve Aragonlu fetihleri sebebiyle 19. yüzyıla dek feodal kalmaya devam etti.
Bu devletlerin vatandaşı olan birçok İtalyan 1095 yılında başlayan Haçlı Seferlerine katılarak Orta Doğu’ya gittiler. İslam uygarlığıyla yapılan ticaret ve kültür alışverişi (istila ve yağma da denilebilir) İtalyan kültürüne büyük katkılarda bulundu. 15. yüzyılda başlayan İtalyan Rönesansına zemin hazırladı.
Rönesans hareketi İtalya’nın Toskana bölgesinde doğdu ve tüm Avrupa’ya yayıldı. Bu dönemde hümanizm, bilim, keşif ve sanat alanında yeni bir ilgi ortaya çıktı. İtalyan kültürü canlandı, ünlü bilim insanları, sanatçılar ve hezârfenler yetişti. Orta Çağ’da İtalyan kaşifler Uzak Doğu ve Yeni Dünya’ya giden rotaları keşfettiler. Bu keşifler Avrupa’da Coğrafi Keşifler‘in başlamasına önayak oldu. Tüm bunlara karşın İtalya’nın ticari ve siyasi gücü Akdeniz’i pas geçen ticaret yollarının açılmasıyla önemli ölçüde azaldı. Yüzyıllar süren yabancı ülkelerin müdahaleleri, fetihleri ve şehir devletlerinin kendi aralarında süregelen rekabet ülkenin siyaseten parçalanmış yapısının devam etmesine yol açtı.
19. yüzyılın ilk yıllarında İtalya I. Napolyon tarafından işgal edilerek Fransız etkisi altına girdi. Viyana Kongresi İtalya’nın Fransız işgalinden önce yöneten hanedanlara geri verilmesini öngörüyordu. Böylece Papalık Devleti, Sardinya-Piemonte Krallığı, Toskana Grandüklüğü, Modena Düklüğü ve Lombardiya-Venedik Krallığı tekrar kuruldu. Ancak Carbonari adı verilen gizli dernekler İtalya’nın birleşmesi için çalışmaya başladılar. Giuseppe Mazzini ve Giuseppe Garibaldi birleşme hareketinin öncüleri arasında yer alıyorlardı. Ayrıca Sardinya kralı II. Victor Emmanuel de bu birleşme hareketini destekleyenler arasındaydı. Tabi ki destekledi çünkü birleşen İtalya’nın ilk kralı oldu kendileri.
19. yüzyıl ortalarında yükselen İtalyan milliyetçiliği ve bağımsızlık çağrıları bir devrim dönemi başlattı. Yüzyıllar süren yabancı hakimiyeti ve bölünmüşlüğün ardından İtalyan devletleri 1861’de birleşti ve İtalya Krallığı kuruldu. 1870’te Roma ve 1886’da Venedik, İtalya birliğine dahil oldular. Bunların da iştiraki sonucu İtalyan Milli Birliği tamamlanmış oldu. İtalya Roma döneminden sonra ilk defa tek bir ülke haline geldi.
19. yüzyıl sonlarından 20. yüzyıl başlarına dek İtalya’nın özellikle kuzeyi hızlı bir şekilde sanayileşti ve dünya çapında sömürgeler elde etti. Ancak Güney İtalya bu sanayileşmenin dışında bırakıldı ve yoksul kalmaya devam etti. Bu durum dünya çapındaki İtalyan diasporasının oluşmasına zemin hazırladı.
I. Dünya Savaşı’nın sonunda dört ana İtilaf devletinden biri olmasına rağmen, İtalya bir ekonomik kriz ve çalkantı dönemi yaşadı. 1922-1943 yılları arasında İtalya Benito Mussolini‘nin liderliği altında Faşizme yöneldi. Mussolini döneminde ekonomik anlamda büyük başarılar elde edildi. II. Dünya Savaşı’na Mihver Devletleri safında katılan İtalya; mağlubiyet, ekonomik yıkım ve İtalyan İç Savaşı’yla yüzleşti.
Ülkenin Alman işgalinden kurtarılması ve İtalyan direniş hareketinin güçlenmesini takiben monarşi lağvedildi. 1 Ocak 1948 tarihinde yeni bir anayasayı onaylanarak cumhuriyet ilan edildi. Yani İtalya, Türkiye’den tam 28 yıl sonra Cumhuriyet ile yönetilmeye başlandı.
Günümüzde İtalya, parlamenter demokrasi ile yönetilmekte olan üniter bir cumhuriyettir. İtalya, bölgesel ve küresel ekonomik, askerî, kültürel ve diplomatik ilişkilerde önemli bir role sahiptir.
İTALYA İDARİ BÖLGELERİ
İtalya, 20 adet bölgeye ayrılmıştır (çoğul: regioni, tekil regione). Bunların beş tanesi, yerel sorunları çözmek için yasalar uygulayabilmelerine izin veren özerk statüye sahiptir; Ek olarak ülke toplam 96 il (province) ve 8.047 ilçe ve kasaba (belediye/comuni) bölünmüştür.
