Batum, Gürcistan’ın yazlığı gibi:) Kışın durulan şehir yazın Rusya, Azerbaycan ve İran’dan bir çok turisti ağırlıyor. Bildiğimiz Karadeniz’e benzemiyor; insanlar telaşsız ve stressiz… Batum Gezi Rehberi ile daha derinlere dalalım:)

Batum, 1991’de Gürcistan’ın Sovyet Bloğu’ndan ayrılmasından sonra çok hızlı kabuk değiştirdi ve değiştirmeye devam ediyor. Özellikle komünizmin etkilerini silkeleyip, Batum’u bir zamanlar olduğu gibi gözde bir yazlık tatil destinasyonu yapmak için devlet büyük seferberlik başlattı. Avrupa benzeri meydanlar, şehir içinde konumlandırılan yeşil alanlar ve parklar, geniş bulvarlar burayı yaşanılası bir yer yapıyor.
Burada gezilip görülmesi gereken yerler için buyrun:)
GONİO KALESİ
Gonio (Gönye) Kalesi, Batum ile Sarp arasında, Çoruh Nehri ağzında bulunmaktadır. I. yüzyılda Plinius Secundus tarafından yaptırılan kale, II. yüzyılda Kolhis sınırları içinde küçük bir Roma kasabasına dönüşmüş. O dönem kasaba, tiyatrosu ve hipodromuyla anılıyormuş. Roma’dan sonra Bizans egemenliğine giren kale, 1547‘de Osmanlı’ların eline geçmiş. O dönemde kale pazar yeri olarak kullanılmış.

Sonrasında kale sırasıyla Rus İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu, İngilizler, SSCB ve Gürcistan’ın eline geçmiş.
On İki Havari’den biri olan Aziz Matthias’ın mezarının Gonio kalesinde olduğuna inanılıyor. Bundan dolayı Gürcistan hükûmeti mezarların çevresinin kazılmasını yasaklamış. Ancak kalede, özellikle Roma dönemine odaklanan arkeolojik kazı çalışmaları devam ediyor. Bulunan tarihi eserler ise kale içinde bulunan küçük müzede sergileniyor.



BATUM BULVARI (BATUMI BOULEVARD)
Sahil şeridi boyunca kilometrelerce uzanan bulvar, geniş parklar, heykeller ve kafelerden oluşuyor. Halkın sahille olan bağlantısını kesilmemiş; hem yürüyüş hem de bisiklet yollarının bulunduğu başarılı bir düzenleme.



Geçmişi 1884’e kadar dayanan ve başlangıçta 1,5 km olan bulvarın uzunluğu bugün 7 km’yi aşıyor. Tamamı bittiğinde, şehir merkezinden havalimanına kadar uzaması ve toplam uzunluğunun 15 km olması bekleniyor.




Bulvarla beraber uzanan sahil taşlı olmasına rağmen Temmuz-Ağustos aylarında havlu serecek yer bulmanız biraz zor:) Sabah, akşam sporunuzu yapmak ve köpeğinizle yürümek için harika bir yer.

ALİ İLE NİNO HEYKELİ
Kurban Said’in başyapıtı olan Ali ve Nino, ilk kez 1937’de Viyana’da yayımlanmış ve yüzyılın aşk romanlarından biri olarak değerlendirilmiş. Bu büyüleyici roman, farklı dinlerine, kültürlerine ve savaşa rağmen birbirlerine tutkuyla bağlı kalan iki insanın öyküsünü anlatıyor.
Gürcü heykeltraş Tamara Kvesitadze, 8 metreyi bulan ”Erkek ve Kadın” heykelinde, Ali ve Nino isimli kitaptan esinlenmiş. Heykeldeki erkek figürü Ali adında Müslüman bir genci, kadın figürü ise Nino isimli Gürcistan’da yaşayan Ermeni bir Prensesi temsil ediyor. Heykelin açılışı 2010‘da yapılmış.




Hikayede Doğu ile Batı iç içe ama karşı karşıya yaşar. Doğu’nun bir parçası olan Ali Han Şirvanşir ile Avrupa’yı örnek almış bir ailenin ferdi olan olan Nino Kipiani okul yıllarında birbirlerine âşık olurlar. O dönemde bu imkansız aşkı yaşayabilmek için Doğu ile Batı arasındaki sınırı kaldırmak gerekir. Liseyi bitirdikten sonra Ali, Nino’ya evlenme teklifi eder. Ali’nin babası, evlilik fikrini destekler ancak Nino’nun babası evliliği ertelemeye çalışır. Başlarına bir çok sıkıntı gelen sevgililer sonunda evlenir ama sıkıntılar evlendikten sonra da peşlerini bırakmaz. Tam mutluyuz dedikleri anda Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’dan oluşan Kafkasya Federatif Cumhuriyeti, Sovyet Rusya ile savaşa girer. Ali ülkesini savunmak için savaşa gider ve orada ölür.
BATUM ALFABE KULESİ
Batum şehrinin simgesel yapılarından biri olan kule aynı zamanda, 33 karakterli Gürcü alfabesi ve kadim Gürcü halkının moderleşirken kendi öz benliklerini de korumalarının sembolü.

DNA’nın sarmal yapısından esinlenen İspanyol mimar Alberto Domingo Cabo, 130 metrelik Alfabe Kulesinin çift sarmal merdivenlerinde Gürcü alfabesinin harflerini yerleştirmiş. Yapının ortasında bulunan asansör ile etrafta bulunan yapılar da görülebiliyor. Yapının tacı yani üst kısmındaki devasa gümüş top içinde restoran ve kafe bulunuyor. Kahvenizi yudumlarken şehir manzarasının keyfini de çıkarabilirsiniz:)
BATUM DENİZ FENERİ VE DÖNME DOLAP
Batum’un ilk deniz feneri 1863 yılında Osmanlı İmparatorluğu; ikincisi ise 1872‘de Rusya İmparatorluğu tarafından inşa edilmiş ama günümüze kadar ulaşmamış.
Miracle Park’ta yer alan 21 metrelik taş deniz feneri 1882‘de Fransız mühendisler tarafından Rusya İmparatorluğu isteği üzerine inşa ettirilmiş.

Dönüşünü tam 15 dakikada tamamlayan dönme dolap ile şehrin tadını uzun uzun çıkarabilirsiniz.



CHACHA TOWER
Yaygın olarak Chacha Kulesi olarak bilinen yapı, Fransız mimar Raymond Charles Pere tarafından tasarlanmış. Tasarımda ilham alınan yerler konusunda uyuşmazlık var. Bir grup 20. yüzyılın başında Batum’da bulunan bir binanın kopyası olduğunu; diğer bir grup ise Osmanlı stilinden esinlenildiğini savunuyor.

İlk kule yüzyıl önce deniz kıyısında inşa edilmiş. 2012 yılında Gürcü Hükümeti tarafından yenilenmiş. 25 metrelik saat kulesi dört çeşme ile çevrili olup eskiden bu çeşmelerden saat 19:00‘da 15 dakika boyunca sert Gürcü içkisi olan chacha akarmış:)
BATUM MEYDANI (BATUMI PIAZZA)
Batum Gezinizin olmazsa olmaz noktalarından biri:) 5700 metrekarelik Batum Meydanı, İtalyan tarzında tasarlanmış olup bir otel, birkaç restoran, bir kafe ve bir pub içeren Piazza kompleksi ile çevrilidir. Mimari, mozaikler ve vitray sanatı ile desteklenmiş.
Piazza içinde bulunan La Brioche’ta her gün canlı müzik yapılıyor ve Batum’u ziyaret eden dünyaca ünlü müzisyenlerin konserlerine de ev sahipliği yaptığı oluyor.

Batum Meydanı, Batum Bulvarından 4 blok uzaklıkta olup Batum’un en çok ziyaret edilen yerleri arasında:)

Bonus: Piazza’nın eşsiz güzelliklerinden biri de ortada bulunan 106 metrekarelik mozaik olup Gürcü-İsviçreli yazar ve tasarımcı Natali (Natalia) de Pita Amirejibi tarafından tasarlanmış. Tasarımcının Abu Dabi’deki atölyesindeki orijinal çizimlerine göre oluşturulan mozaik, Ağustos 2010’da parça parça bir araya getirilmiş. Mozaik, her biri 1 cm kare olan 88.244.735 kesilmiş ve bitmiş elemandan yapılmış. Mozaik için kullanılan mermerler 15 farklı ülkeden getirilmiş. Mor ve kırmızı elbiseli deniz tanrıçaları ise smalt ve seramikten yapılmış.

Mozaik , bir deniz yüzeyindeki girdapları hatırlatan, birbirine geçmiş 8 daireden oluşur. Her daire, merkezi dairenin beş kadın figürünün bulunduğu süs ve figüratif unsurlarla süslenmiştir. Kırmızı, açık mavi, mor, pembe ve yeşil renklerle süslenmiş bu figürler, deniz tanrılarının kadın hipostazlarını (tanrı, tanrıça, esas) içerir. Tanrıçaların giydiği renklerin kişiliklerini yansıttığına inanılır. Ayrıca, kompozisyonun merkezi figürü, küçük bir sirenin (denizkızı) tasarımcının beş yaşındaki kızı Romina olduğu bilinmekte.
Bu arada meydanda bulunan saat kulesini de şöyle detaylı süzmeyi unutmayın:)

TANRININ ANNESİ KİLİSESİ (HOLY MOTHER VIRGIN NATIVITY CATHEDRAL)
Aslında Kutsal Bakire’nin Doğuşu Katedrali demek daha doğru olur. Kilise, 1897 yılında Gürcistan’da tanınmış kardeşler Zubalashvilebi’lerin mali desteği ile inşa edilmiş. Üç kubbeli kilisenin sahnesi gotik tarzda olup dış görünümü neo-gotik.

Sovyetler Birliği rejimi sırasında kilise, arşiv ve yüksek gerilim laboratuvarı olarak kullanılmış. Gürcistan bağımsızlığını geri kazandıktan sonra Ortodoks Kilisesi olarak kullanıma açılmış. Kilisenin özel taşlarla inşa edildiği ve havanın durumuna (güneşli, yağmurlu,…) göre renk değiştirdiği iddia ediliyor. (Ben her gittiğimde uğrarım ama fark etmedim:)



Kutsal kişilerin kilise pencerelerindeki vitraylarından yansıyan ışıklar büyüleyici. Avrupa’daki kiliseler gibi tırmanabileceğiniz çan kuleleri yok.



Kilisenin geniş bahçesinde ağaçların altında soluklanıp sonraki gezilecek yeri planlayabilirsiniz:)

AVRUPA MEYDANI (EUROPE SQUARE)
Avrupa Meydanı (eski adı Era Meydanı), Batum’da kaldığınız süre boyunca onlarca kez geçeceğiniz/göreceğiniz merkezi yerlerden biri. Batumoba (Batum Günü), Gandagana Halk Festivali, Noel Pazarı veya herhangi bir şehir kutlaması için ana buluşma noktası:)

Adı, Batum’un Avrupa Bölgeler Meclisi’ne katılmasından geliyor. Medea heykeli, Avrupa ile Gürcü bağlantılarının tarihi bir sembolü olarak meydanın ortasına yerleştirilmiş. Jose Carreras, Andrea Bocelli, Bueno Vistas Social Club ve daha pek çok konser burada düzenlenmiş. 2011‘de Enrique Iglesias konserini 50.000‘den fazla kişi dinlemiş. Medea heykelinin hemen yanında kullanışlı bir bisiklet kiralama noktası var:)
MEDEA HEYKELİ
Medea ve Altın Post Heykeli, Batum’un Avrupa Meydanı’nda gökyüzüne yükseliyor. Gürcü heykeltıraş David Khmaladze tarafından yapılmış.

Medea’nın boynundaki kolyenin ve başındaki tacın altından yapılmasınının nedeni; bölgede yaşayan Kolhis Krallığı’nın binlerce yıllık usta altın işlemeciliği. 1 Milyon GEL‘e mal olan heykel 6 Haziran 2007’de açılmış. Heykel; fıskiyeli havuzu, çocuk oyun alanı ve yeşil dokusuyla kentin buluşma noktası olan meydanın merkezinde yer alıyor.
Yunan ve Kolhis mitolojisinde önemli biri olan Altın Post ve Medea hikayesine buradan ulaşabilirsiniz:)
ASTRONOMİK SAAT (ASTRONOMICAL CLOCK)
Astronomik Saat, 2010 yılında Batum belediye meclisi kararıyla Almanya’da yapıldı ve 1.700.000 GEL‘e mal oldu. Kulede ayarlanan saat, Prag belediye binasındaki saate benzer. Ulusal Gürcistan Bankasının eski binasının restore edilmiş ön cephesini süslüyor.


Özel cihazlarla donatılan saat, sadece gerçek zamanı değil, aynı zamanda güneşin konumu, ay, burç takımyıldızı ve gezegenler gibi astronomik bilgileri de gösteriyor. Ayrıca güneş hareketine, ayın yaşına ve ayın dünyadaki gerçek hareketine göre meridyeni, ufuk, gündoğumu ve gün batımını gösteriyor.
Saatin önünde astronomik saatin kullanım amacını ve kurallarını açıklayan özel bir masa vardır.
Batum Gezi Rehberi’de 1. günün sonuna geldik:) Batum gezinize devam etmek için Batum Gezi Rehberi 2.Gün sayfasını ziyaret edebilirisiniz.
