Poti, Gürcistan’ın bir liman şehri olup Karadeniz’in doğu sahilinde ve ülkenin batısındaki Samegrelo-Zemo Svaneti bölgesinde bulunur. Antik Yunan kolonisi Fasis’in yerleşim yakınlarında kurulduğundan Türkler tarafından Faş olarak da bilinir. Şehir 20. yüzyıldan beri büyük bir liman şehri ve endüstriyel merkezdir. Ayrıca Gürcistan donanmasının ana deniz üssüne ve karargahına ev sahipliği yapar.

Antik ve Ortaçağ Tarihi
Klasik antik çağda ve Orta Çağ’ın başlarında, muhtemelen MÖ 6. yüzyılın başında bir Themistagoras önderliğindeki Miletoslu kolonistler tarafından kurulan Yunan şehri Phasis tarafından işgal edildi. Jason ve Argonauts’un Altın Post‘u arayan ünlü Yunan mitolojik yolculuğu, Gürcistan’a Poti limandan girip nehrin yukarısına, bugünkü Kutaisi’ye gittiği rivayet ediliyor.
Araştırmalara göre, Antik Yunan yazarı Strabo’nun Phasis’in bir tarafını çevrelediğini bildirdiği göl, şimdi onu veya bir kısmını yutmuş durumda. Rioni Irmağı’nınn aşağı kesimleri sulak olduğundan ve bir çok yeri kapladığından, şehrin tam konumu ve kalıntılarının tanımlanması ile ilgili bir dizi soru cevapsız kalıyor:(
Phasis, Klasik dönem boyunca Kolhis’te önemli bir ticaret ve kültür merkezi olmuş. Phasis nehri boyunca uzanan bölüm (Strabo ve Pliny tarafından da onaylanmış), Hindistan’dan Karadeniz’e giden varsayılan ticaret yolunun hayati bir bileşeniymiş. Ortaçağ’da Avrupalı gezginler tarafından Fasso olarak biliniyormuş.
Üçüncü Mithridatik Savaşı sırasında Phasis, Roma kontrolü altına girdi. Doğu Roma ve Sasani İran imparatorlukları arasındaki Lazik Savaşı sırasında (542-562) Phasis, İran askerleri tarafından saldırıya uğradı ama başarısızlıkla sonuçlandı. 8. yy’da Poti’nin adı Gürcü yazılı kaynaklara girdi ve Gürcistan Krallığı tarafında deniz ticareti için kullanıldı.

Modern Tarihi
1578’de Poti, Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedildi. Kasabayı Faş olarak tanıyan Türkler, şehri güçlendirdi ve büyük bir köle pazarına da ev sahipliği yapan Kafkas karakollarından biri haline getirdi. Batı Gürcü Prensliklerinden oluşan bir ordu 1640’ta Poti’yi ele geçirdi, ancak kasaba 1723’te tekrar Osmanlı egemenliğine girdi.
Poti’den Osmanlıları çıkarmak için başka bir beyhude girişim 1770 ve 1771’de Rus-Gürcü kuvvetleri tarafından yapıldı. Rusya 1800’lerde Gürcü topraklarının çoğunun kontrolünü ele geçirdikten sonra, 1809’da Mingrelia Prensesi Nino komutasındaki Gürcü yardımcıların yardımıyla da Türk garnizonunu Poti’den çıkarmaya çalışması başarıyla sonuçlandı, ancak Bükreş Antlaşması (1812) ile kaleyi Osmanlılara iade etti. Bir sonraki Rus-Türk Savaşı, 1828’de Rusya’nın Poti’yi ele geçirmesiyle sonuçlandı.
Kasaba, Kutaisi Valiliğine bağlandı ve 1858’te liman kenti statüsü kazandı. Liman 1863 ve 1905 yılları arasında yeniden inşa edildi. 1872’de kasaba, Kafkas demiryolunun son noktası oldu ve hat doğrudan Tiflis’e bağlandı.
Bonus: Poti, özellikle 1894-1912 yılları arasında Niko Nikoladze’nin belediye başkanlığı sırasında büyüklük ve önem kazanmış. Niko Nikoladze, modern Poti’nin kurucu babası olarak kabul edilir.
1900 yılına gelindiğinde Poti, Gürcistan’ın manganez ve kömürünün çoğunu ihraç ederek Karadeniz’in en önemli limanlarından biri haline geldi. Poti, 1918-1921 arasındaki kısa bir bağımsızlık döneminde, Gürcistan’ın Avrupa’ya açılan penceresi oldu ve aynı zamanda Alman ve İngiliz keşif kuvvetlerinin giriş kapısı olarak da hizmet etti.
28 Mayıs 1918’de Poti’de bir Alman-Gürcü ittifak ön antlaşması imzalandı imzalanmasına ama 14 Mart 1921’de Poti, Sovyet Rusya Kızıl Orduları tarafından işgal edildi. Sovyet döneminde, Poti bir liman olma işlevini sürdürdü ve kasaba daha da sanayileşti ve militarize edildi.
Rus uçakları 2008 (ne kadar yakın bir tarih) Rus-Gürcü savaşı sırasında limana saldırdı. 12 Ağustos’ta ateşkes ilan edilmesine rağmen, Rus birlikleri o ayın sonlarında geri çekilinceye kadar şehrin çevresini işgal etmeye devam etti:(
Gelelim Poti’de gezilecek yerlere🙂 Buyrun efenim…
