Kazbegi benim için masallarda anlatılan Kaf Dağı gibiydi: Kafkaslarda, ulaşılması zor, zirvesi karlarla kaplı… Araştırmalarım sonrasında; ulaşım için Sovyet zamanından kalan eski yolların kullanılması, Gergeti Trinity’ye varmak için lokal Suziki tarzı canavar 4×4’lere ihtiyaç duymam ve tabelaların Gürcüce olması tek başıma gitme konusunda hevesimi kırdı. Bu yüzden lokal bir tur firması ile gitmeye karar verdim. Benim için hem daha uygun oldu hem de bir sürü insan tanımış oldum. Haydi başlayalım ama önce Kazbegi hakkında hakkında genel bilgiler…
Bonus: Siz de kendinize uygun turu Get Your Guide üzerinden rahatlıkla bulabilirsiniz.
Kazbegi Milli Parkı, Kafkas dağ grubunun kuzey yamaçlarında toplam 8.700 hektarın üzerinde yer alıyor. Deniz seviyesinden 5.047 metre yükseklikteki Kazbegi Dağı (veya Mkinvartsveri) Gürcistan’ın üçüncü en yüksek dağıdır. Dağcıların popüler rotalarından biri olmasının yanında mitler ve dini geleneklerle çevrili olması insanı ayrıca büyülüyor.
Bonus: Yunan mitolojisine göre, Prometheus, insanlığa ateş yakmayı öğretmesinin cezası olarak sonsuza kadar Kafkasya’da bir dağın yamacına zincirlemiş. Gürcü hikayelerine göre, zincirlendiği yer Kazbegi’nin buzlu yamaçlarıymış. Prometheus, (Gürcistan’da Amirani olarak biliniyor) 4000 metre yüksekliğinde Betlemi (Bethlehem) olarak adlandırılan bir mağarada hapsedilmiş. Mağara daha sonra Ortodoks keşişler için bir konut olarak hizmet etmiş. Hatta değerli kutsal kalıntıları (İbrahim’in çadırı, Mesih’in yemliği, …) bu mağara da topladıkları söyleniyor.
Depremlerin sık görüldüğü bölge kaplıcalar, asidik ve karbonatlı göller ile çevrilidir. Aynı zamanda 135 km2’lik bir buzulla kaplı olan Kazbegi, buz tırmanışı ve dağcılık için harika bir zemin oluşturur.
Dariali Gorge (Daryal Geçidi), Rusya ve Gürcistan’ı birbirine bağlayan dağlarda, Rusya sınırına 18 km boyunca uzanan Kazbegi yolu üzerinde dik bir yarıktır. Stratejik olarak büyük bir öneme sahip olan geçit, MÖ 150’den beri kullanılıyor. Yer yer uçurumların derinliği 1.000 metreyi buluyor.
Orta çağdan kalma gözetleme kuleleri, dar patikalar, şelaleler ve vahşi yaşam burayı macera dolu bir yol haline getiriyor. Geçidin iki yanındaki sarp vadiler kuş gözlemciliği yapanlar için uğrak yeri.
Bölgeyi derinlemesine keşfetmek isteyenler için Kazbegi (Stepantsminda) harika bir kamp alanı; yok ben kampta yapamam diyenler içinde ise dağ manzarasına sahip, rustik ve güzel pansiyonlar sunuyor.
İlk Durağımız, Jvari Manastırı
Turun ilk noktası, Jvari Monastery, Gürcistan’ın doğusunda Mtsheta yakınlarında, altıncı yüzyıldan kalma bir Gürcü Ortodoks manastırıdır. Mtsheta’nın diğer tarihi yapılarıyla birlikte UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınmış. Manastır, neredeyse değişmeden günümüze kadar gelen Erken Ortaçağ Gürcü kiliselerinin nadir bir örneğidir. Kilise kendi türünün, Gürcistan ve Ermenistan’da yaygın olan Jvari tipi kilise mimarisinin kurucusu olmuş.
Gürcü manastır ve kliselerinin oldukça eski olmaları ve gri renk taşlarla inşa edilmeleri onlar a mistik bir hava veriyor. Buna bir de kapalı, yağmurlu hava eklenince mistikliğin derecesi artıyor. Manastırın bahçesinden Kura nehri kolları net bir şekilde görülüyor. Güneşli bir havada tadına doyulmayacak bir manzara sunduğuna eminim.
Jinvali (Zhinvali Water Reservoir)
Göl olarak da bilinen Jinvali Su Deposu, Gürcistan Askeri Karayolu üzerinde yer almakta. Üzerinde bulunan baraj Sovyet zamanı, 1980’lerde inşa edilmiş. Tiflis hızla büyürken, yeni bir su kaynağına ihtiyaç oluşmuş ve hükümet, buzul suyuyla zengin Aragvi Boğazı’nın mükemmel bir yer olduğuna karar vermiş.
Bonus: Yerel topluluklar Aragvi Boğazı’nın baraj inşaası için kullanılması fikrini iki nedenden dolayı protesto etmişler:
- Sovyetler Birliği tarafından sağlanan “Kruşovka” Apartmanlarına taşınmak zorunda kalacaklardı.
- Jinvali bölgesi arkeolojik bir alan. Şehir, büyük ticaret yollarının kavşağında bulunduğundan tarih boyunca Gürcü elitlerinin şehri olmuş. Dolayısıyla kaleler, kuleler ve saraylarla zengin bir yer haline gelmiş. Bunların çoğu yüzyıllar boyunca harabeye dönmüş olsa da, bölge büyük bir arkeolojik hazine vaat ediyormuş.
Ne yazık ki protestolar Sovyet Hükümetini rahatsız etmemiş ve yüzlerce yıllık tarih suların altına gömülmüş. Su seviyesi düştüğü zamanlarda, bir zamanlar şehre hakim bir tepede bulunan kilise baraj sularının altından size merhaba diyor. Şehrin tarihi kaybolmuş olsa da, göl şimdi yıl boyunca muhteşem manzarası ve güzel renkleri ile insanları büyülüyor.
Jinvali’nin tadını çıkarıp ciğerlerimizi temiz hava ile doldurduktan sonra bir sonraki durağımıza doğru yola çıkıyoruz.
Ananuri Kalesi (Ananuri Fortress)
Kazbegi’ye giderken Ananuri Kalesi’ne kesinlikle zaman ayırmalısınız. Aragvi Nehri üzerinde bulunan kompleks, Gürcistan’ın en iyi korunan anıtlarından biri. Tiflis’e 70 km uzaklıkta olup güzel doğası ve kadim tarihiyle ziyaretçileri büyülüyor.
Ananuri Mimari Topluluğu, Gürcistan’ın geç feodal döneminin en iyi anıtlarından biri. Bu bölge (köy) eski çağlardan beri yerleşim alanı olarak kullanılmış. Ancak, erken yapılardan hiçbiri günümüze ulaşmamış. Başta askeri amaçla kullanılan kompleks 13. yy itibariyle Gürcü soylularının ikametgahı olmuş. Gürcistan’da merkezi yönetimin zayıflamasından sonra (XVII-XVIII yüzyıllar) stratejik önemi daha da artmış. Ananuri kalesinin güçlendirilmesi ve restorasyonu da bu döneme yapılmış.
Topluluğun en eski yapısı, üst kalenin merkezinde bulunan Khevsurian kulesidir -XIV yüzyıla kadar uzanır-. Zeda Tsikhe (üst kale) XVI-XVII yüzyıllarda ve Kveda Tsikhe ise XVIII yüzyılda inşa edilmiştir. Güney cephesinin sol tarafındaki geniş yazıt, ana bina hakkında önemli bilgiler sağlıyor.
Bonus: Anlatılan bir efsaneye göre; Tatar ordusu, kaleye kapanmak zorunda kalan Gürcülerin yiyecek kaynağı olmadan uzun süre hayatta kalamayacaklarına ve kısa sürede pes edeceklerine inanıyormuş. Ama kalenin nehre giden gizli bir tüneli olduğundan da bihaberlermiş. Birkaç gün sonra, kalenin muhafızları işgalcileri rahatsız etmek için havaya balık fırlatmışlar. Tatar ordusu, böylece kalenin bir tünel aracılığıyla dış dünya ile bağlantılı olduğunu anlamışlar ve onu bulmaya karar vermişler. Uzun süre her yerde tünelin izini aramışlar ama bulamamışlar. Sonunda Nuri’den Ana adında bir kadını yakalamışlar ve ondan tünelin yerini söylemesini istemişler. Ana, bu sırrı düşmanlara açıklamayı reddedince, onu işkence ederek öldürmüşler. Bu nedenle Gürcüler, Ana’yı onurlandırmak için bu kaleye Ananuri adı verilmiş.
Ananuri’nin ticaret yollarının kavşağında yer alması, burada ticaretin gelişmesine yol açmış. Çömlekçilik, kumaş üretimi yapan şehir, XIX yüzyılın ilk yarısında Ioane Batonishvili kasabayı “kasap kasabası” olarak adlandırılmış. 1803-21’de eyalet merkezi olan Ananuri, 1812 Kakheti ayaklanması sırasında Rus birlikleri tarafından yakılmış.
Khandoskhevi'de Yemek Molası
Khandoskhevi Irmağı birçok nedenden dolayı herkes için Gudauri yolundaki pitstop ve çevrede sadece bir tesis var. Tesis hem otel hem de restoran hizmeti sunuyor. Gerçek Gürcü yemekleri ve gerçek anlamda lezzeti kastediyorum. Personel çok misafirperver ve atmosfer sıcak. Herhangi bir gün ülkenin o bölgesine bir gezi planlıyorsanız, bu mekandan geçtiğinizden emin olun, pişman olmayacaksınız:)
Kazbegi’ye giderken gidiş ve geliş için aynı yolun paylaşıldığı Sovyet dönemi yollardan geçmeden önce soluk alabileceğiniz son yer:)
Rusya-Gürcistan Dostluk Anıtı (Russia–Georgia Friendship Monument)
1783’te Rus İmparatorluğu ile Doğu Gürcistan Kartli-Kakheti krallığı arasındaki GEORGIEVSK ANTLAŞMASI, Doğu Gürcistan’ı Rusya’nın koruyucusu olarak kurmuş. Kral, hüküm süren Bagrationi hanedanına koruma ve destek karşılığında Rus imparatoruna bağlılık yemini etmiş. Ancak birkaç yıl sonra, bu vaatlerin çok az değeri olduğu ortaya çıkmış.
1795’te Pers hükümdarı Ağa Muhammed Han, Gürcü krallığını yağmaladığında, Ruslar yardım etmek için kılını kımıldatmamış. İran’a savaş ilan etmeleri ve Transkafkasya’ya geç asker göndermeleri komşu ülkeler arasında yıllarca süren gerilimin başlangıcı olmuş.
Tüm bunlara rağmen, Rusya-Gürcistan Dostluk Anıtı, 1983 yılında kuzey Gürcistan dağlarında Sovyetler tarafından dikildi. Ünlü Gürcü mimar Giorgi onu tasarladı ve çevredeki manzaranın muhteşem manzarasını sunan bir noktaya yerleştirilmiş.
Sovyetler Birliği, yılı Georgievsk Antlaşması’nın iki yüzüncü yılını kutlayarak geçirmiş ve anlaşmayı anmak için birkaç anıt inşa edilmiş ancak herkes şenliklerden memnun değilmiş. Anti-Sovyet Gürcüler protestolar düzenlemişler ve yeraltı yayını Sakartvelo, Rusya’nın anlaşmayı hiçe saydığını vurgulayan özel bir sayı çıkarmış.
Devasa yuvarlak anıtı Şeytan Vadisi’ne ve Kafkas Dağları’na bakıyor. Gürcistan’ın en iyi kayak merkezi olarak kabul edilen Gudauri ile Gergeti (Gergeti Trinity Kilisesi’ni bulabileceğiniz) arasındaki Gürcü Askeri Otoyolu üzerinde yer alıyor.
Silindir anıtın içinde, canlı renklere sahip bir duvar resmi, Gürcü ve Rus tarihlerinden yoğun bir şekilde stilize edilmiş sahneleri tasvir ediyor. Şeytan Vadisine açılan taş kemer, isim potansiyel olarak yanıltıcı olsa da ziyaretçilere pastoral bir manzara sunuyor.
Gudauri
Gudauri, Bakuriani’nin yanı sıra Gürcistan’daki ana kayak alanı olup Gürcistan’ın Kazbegi belediyesine bağlı bir tatil beldesi. Tiflis’e yaklaşık 120 km uzaklıkta, deniz seviyesinden 2.196 metre yükseklikte, Gürcistan Askeri Yolu (Avrupa Yolu E117’nin bir parçası) üzerinde yer almaktadır.
Kış mevsimi, ortalama 1,5m kar örtüsü Aralık’tan Nisan ortasına kadar sürüyor. Kışın yoğun kar olması durumunda, Mayıs ayında kayak yapmak hala mümkün.Örneğin 2004-2005 kışında kar 5m yüksekliğe ulaşmış. Hatta ben Mayıs ayında orada olmama rağmen kar kala kayak için uygundu.
Kayak alanı (mavi, kırmızı ve siyah kategorilerinde) sekiz bakımlı piste sahip ve 1900m ile 3260 m arasında, toplam 57 kilometre uzunluğundadır. En uzunu 5 km olan pistlerin bakımı düzenli olarak yapılmaktadır.
Yöre, yamaçlarda derin kar altında kayalar ve çığ tehlikesi olmaması sayesinde helikopterle kayak yapmasıyla ünlü:) İsviçre-Avusturya ortaklığı bulunan bir şirket, kayakçıları ve snowboardcuları 4.400m yüksekliğe kadar Kazbek Dağı, Trusso, Ksani, Liachwi ve Gudamakari boğazları ve Mepiskalo platosu üzerindeki en popüler destinasyonlara götürüyor.
Gergeti Trinity Church
Gergeti Trinity Kilisesi, Gürcistan’daki Gergeti köyünün yakınındadır. Kilise, Chkheri nehrinin sağ kıyısında, 2.170 metre yükseklikte, Kazbek Dağı’nın altında yer alıyor.
Gergeti Trinity Kilisesi 14. yüzyılda bilinmeyen bir mimar tarafından inşa edilmiş olup Khevi eyaletindeki tek çapraz kubbeli kilise. Ayrı çan kulesi, kilisenin kendisi ile aynı dönemden kalma ama biraz daha sonra inşa edildiği düşünülüyor. Doğanın uçsuz bucaksızlığıyla çevrili sarp bir dağın tepesindeki izole konumu, onu Gürcistan için bir sembol haline getirmiş.
Bonus: Gürcü yazar Vakhushti Batonishvili (18yy), tehlike zamanlarda, Mtsheta’dan Aziz Nino’nun Haçı da dahil olmak üzere değerli kalıntıların muhafaza edilmek üzere buraya getirildiğini yazmış. Sovyet döneminde, tüm dini hizmetler yasaklanmasına rağmen, kilise popüler bir turizm merkezi olmaya devam etmiş.
Kilise, bölgedeki yürüyüşçüler için popüler bir geçiş noktası ve dağa 1,5 saatlik dik bir tırmanış mesafesindedir. Kiliseye, yolların karla kağlı olduğu dönemlerde sadece yöre halkında olan canavar minibüslerle ulaşılıyor:) Yemek sırasında çok oyalandığımızdan geç saatlerde varabildik, resimlerinde gördüğüm gibi değildi ama yine de büyüleyiciydi. Ben Mayıs ayıdna ziyaret ettim, yaz ayında gidilmesini öneririm.
Kilisenin ve Kazbek Dağı’nın ikonik görünümü, Gürcistan mimarisi için çok tipik olan mimari ve peyzajın uyumlu kombinasyonunun en iyi örneklerinden biri. Dış süslemeler esasen sadece kapı ve pencerelerin çevresinde bulunur.
Bir rotanında daha sonuna geldik. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere:)
